Nafaka davaları, Aile Hukukunun en temel ve hassas konularından biridir. Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında düzenlenen bu hukuki süreçler, eşlerin ve çocukların ekonomik geleceğini belirler. Hukuk sistemimizde dört temel nafaka türü bulunmaktadır: Yoksulluk, Tedbir, İştirak ve Yardım nafakaları.
Nafaka davaları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) ilgili maddelerine göre basit yargılama usulüne tabidir ve en kısa sürede sonuçlandırılması amaçlanır. Hâkim, talep halinde, hükmolunan nafakaların gelecek yıllarda da otomatik artırımına ilişkin kararlar verebilir.
1. Yoksulluk Nafakası
Yoksulluk nafakası, TMK’nın 175, 176, 177 ve 178. maddelerinde düzenlenmiştir.
Şartları:
- Yoksulluğa Düşme: Nafakayı talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşmesi gerekir. Asgari ücret ve altında geliri bulunanlar yoksul sayılır ve asgari ücret seviyesinde gelire sahip olmak, yoksulluk nafakası talep etmeye engel değildir.
- Kusur Durumu: Nafakaya hükmedilebilmesi için, lehine nafaka hükmolunacak eşin kusuru daha ağır olmamalı veya taraflar eşit kusurlu olmalıdır.
Sona Ermesi ve Kaldırılması:
Nafaka alacaklısı yeniden evlenmiş veya taraflardan biri ölmüşse, nafaka kendiliğinden sona erer. Ancak, nafaka alacaklısının evli olmaksızın fiilen evli gibi başkasıyla birlikte yaşaması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya yoksulluğunun ortadan kalkması hallerinde, nafaka borçlusu tarafından dava açılarak nafaka kararı kaldırılabilir.
Artırım ve İndirim: Yoksulluk nafakası alacaklısının ihtiyaçlarında veya nafaka yükümlüsünün gelirinde olağanüstü bir artış ispatlanmadığı sürece, Yargıtay uygulamalarına göre artışın genellikle TÜİK’in yayımladığı ÜFE artış oranında yapılmasına karar verilir. Eğer nafaka borçlusunun ekonomik kriz gibi elinde olmayan nedenlerle geliri azalmışsa, mevcut nafakayı ödemek çekilemez hal almışsa, hakkaniyet gereği nafaka miktarı orantılı olarak indirilebilir.
2. Tedbir Nafakası
Tedbir nafakası, evlilik birliğinin devamı sırasında, boşanma davası açılmadan önce veya boşanma davası süresince eş ve çocuklar için talep edilen nafakadır.
Uygulamadaki Temel Durum: Bu nafaka türü uygulamada daha çok, eşlerden birinin ayrı yaşamada haklılık iddiasına dayanarak açtığı nafaka davası şeklinde görülür. Eşin dövülmesi, evden kovulması gibi durumlarda eş, ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat ederek nafaka talep edebilir.
Gelir Durumu: Davacı eşin gelirinin bulunması, tedbir nafakası bağlanmasına engel değildir. Çünkü eşler, birliğin giderlerine (kira, elektrik, yakıt vb.) güçleri oranında katılmak zorundadırlar. Davalı eşin, davacı eşin geliri olsa dahi ortak giderlere katkıda bulunması gerekir.
3. İştirak Nafakası
İştirak nafakası, müşterek küçük çocuğa ait bir hak olup, boşanma davasının kesinleşmesiyle velayeti alan eşe, diğer eş tarafından ödenir.
Vazgeçilmez Hak: İştirak nafakası, çocuğun hakkı olduğundan, bu haktan vazgeçilemez. Velayet kendisine verilen eş, boşanma davası sırasında nafaka talep etmeyeceğini beyan etmiş olsa bile, boşanma kesinleştikten hemen sonra iştirak nafakası talebinde bulunabilir.
Fiili Durum Esastır: Boşanma kesinleştikten sonra çocuk, velayeti kendisine verilmeyen eşin yanında kalıyorsa, fiilen çocuğa bakan bu kişi, velayet kendisinde olmasına rağmen diğer eşten iştirak nafakası talep edebilir.
Miktar Belirleme: Miktar belirlenirken çocuğun ihtiyaçları, ana babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır. Çocuğun geliri varsa bu da göz önünde bulundurulur,.
4. Yardım Nafakası
Yardım nafakası, TMK’nın 364, 365 ve 366. maddelerinde düzenlenen ve akrabalar arasındaki dayanışma esasından kaynaklanan bir nafaka türüdür.
Yaygın Kullanım Alanı: Uygulamada en sık karşılaşılan türü, boşanma sonrası hükmolunan iştirak nafakasının, çocuğun reşit olmasına (18 yaşını doldurmasına) rağmen eğitim hayatına devam etmesi nedeniyle ana veya babadan birisi aleyhine açılan davadır. Çocuk reşit olsa dahi eğitimi devam ediyorsa, eğitim hayatı boyunca nafaka talep edebilir.
Kimler Talep Edebilir: Açık öğretim veya açık lisede öğrenci olmak, yardım nafakası istenmesine engel değildir. Reşit, üniversite eğitimi olmayan, iş bulamamış, çalışamayan ve bekâr olan kız çocukları, nafakayı ödeyecek güçte olan ana babadan yardım nafakası talebinde bulunabilir. Yardım nafakası davalarında yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.
1. Asgari ücret gelirim varsa yoksulluk nafakası alabilir miyim?
Evet, alabilirsiniz. TMK’ya göre asgari ücret ve altında geliri bulunanlar yoksul sayılmaktadır ve asgari ücret seviyesinde gelire sahip olmak, yoksulluk nafakası talep edilmesine engel değildir. Ancak, hem nafaka alacaklısı hem de nafaka borçlusu asgari ücretli olarak eşit gelire sahip iseler, mahkeme bu durumda nafakanın tamamen kaldırılması yerine hakkaniyete uygun şekilde indirilmesine karar verebilir,.
2. Tedbir nafakası talep ederken kendi gelirim olması nafaka bağlanmasına engel midir?
Hayır, engel değildir. TMK’ya göre eşler, evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlığı ile katılırlar. Davacı eşin gelirinin bulunması, davalı eşi evin ortak giderlerine (elektrik, kira, yakıt vb.) katılmaktan kurtarmaz. Bu nedenle, geliri bulunan eş için de hakkaniyete uygun miktarda tedbir nafakasına hükmolunmalıdır. Bu durum, tüm tedbir nafakaları için geçerlidir.
3. Boşanmadan sonra yoksulluk nafakası davası açmak için bir süre var mı?
Evet, vardır. Boşanma davasından sonra açılacak yoksulluk nafakası davası, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde açılmalıdır; aksi halde bu dava zamanaşımına uğrar. Ayrıca, boşanma davası sırasında yoksulluk nafakası istenemeyeceğine ilişkin açıkça beyanda bulunulmuş ise, sonradan yoksulluk nafakası talep edilemez.
4. Çocuğum reşit oldu (18 yaşını doldurdu), yine de nafaka talep edebilir miyim?
Çocuk reşit olmasına rağmen eğitim hayatına devam ediyorsa, eğitim hayatı boyunca yardım nafakası talebinde bulunabilir. Bu talep, akrabalar arasındaki dayanışma esasından kaynaklanan yardım nafakası türüdür. Açık öğretim veya açık lise gibi yerlerde öğrenci olmak da yardım nafakası istenmesine engel değildir.
5. İştirak nafakasından boşanma davasında vazgeçmiştim, sonradan tekrar talep edebilir miyim?
Evet, talep edebilirsiniz. İştirak nafakası, müşterek küçük çocuğa ait bir hak olduğu için, boşanma davası sırasında velayet kendisine verilen anne veya babanın bu nafakayı talep etmeyeceğini beyan etmesi, çocuğu bağlamaz. Zira, çocuğun bu hakkından vazgeçilemez. Bu nedenle, velayet kendisine verilen eş, boşanmanın kesinleşmesinden hemen sonra iştirak nafakası talebinde bulunabilir.
Bir yanıt yazın