Sigorta primi nedir ve neden önemlidir?
Sigorta primleri, işverenler tarafından çalışanların adına devletin sosyal güvenlik sistemine yatırılan ödemelerdir. Bu ödemeler, işçinin ücretinden kesilerek veya işveren tarafından karşılanarak gerçekleştirilir. Sigorta primlerinin düşük veya eksik yatırılması durumu ise ciddi sonuçlar doğurabilir. Çalışanlar, sigorta primlerinin tam olarak yatırılmadığı durumda, sosyal güvenlik haklarından yeterince yararlanamayabilirler. Ayrıca, eksik prim ödemeleri işçinin gelecekteki emeklilik haklarını da etkileyebilir. Bu nedenle hem işverenlerin hem de işçilerin sigorta primlerinin zamanında ve doğru bir şekilde ödenmesine özen göstermeleri gerekmektedir.
İşçinin Eksik Sigorta Prim Ödemesi Durumunda Sahip Olduğu Haklar
İşçi, sigorta priminin eksik ödenmesi durumunda nasıl bir yol izlemelidir?
- İlk adım: İşçi sigorta primlerinin eksik ödendiğinden şüpheleniyorsa, çalıştığı dönemlere ait maaş bordrolarını, ödeme makbuzlarını ve sigorta dökümlerini incelemelidir. Eksik ödenen dönemleri ve eksik miktarı net şekilde tespit etmeli.
- İşveren İle İletişim: İşçi, işvereniyle iletişime geçerek eksik ödemelerin düzeltilmesini talep etmelidir.
- Hizmet Tespiti Davası Açma: İşçi, eksik prim ödemelerinin işveren tarafından düzeltilmemesi durumunda hizmet tespiti davası açabilir. SGK hizmet tespit davasına fer’i müdahil olarak katılır.
- İş Sözleşmesini Feshetme Hakkı: Eğer eksik sigorta prim ödemeleri ciddi boyutlara ulaşmışsa ve işveren durumu düzeltmekte direniyorsa, işçi haklı nedenle iş sözleşmesini feshetme hakkına sahip olabilir.
İşçi, eksik prim ödemeleri nedeniyle iş akdini fesih edebilir mi?
İşçi, iş akdini sigorta primlerinin eksik ödenmesi sebebiyle haklı olarak olarak feshedebilir. Yargıtay da bu görüştedir. (Yargıtay 9. HD E: 2010/26375 K: 2010/25219, 21.09.2010) Haklı nedenle fesih olması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Bununla birlikte kalan alacaklarını da talep etme hakkına sahiptir.
Eksik yatırılan sigorta primleri için hizmet tespit davası zamanaşımı
Eksik yatırılan sigorta primlerinin tamamlanmasına yönelik açılan hizmet tespit davası için İş Kanununda 5 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu 5 yıllık süre işçinin işten ayrıldığı tarihten itibaren başlar. İşçinin ölümü halinde mirasçıları tarafından açılacak hizmet tespit davası için bu süre ölüm tarihinden itibaren başlar. Bu tarihlerin üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmesi halinde hizmet tespit davası açılamayacaktır.
Ancak bazı istisnai durumlarda 5 yıllık hak düşürücü süre işlemez. Örneğin sigortalı çalışanın memurluğa geçiş yapması, işçinin çalışmasının müfettiş tespit tutanaklarına geçirilmesi, döneme ait (işçilik alacaklarına ilişkin) yargı kararı olması gibi durumlarda hizmet tespit davası zamanaşımına uğramaz. Bu sebeple alanında uzman iş avukatı ile hareket etmek her somut olay özelinde önemlidir.
İşçinin eksik prim ödenmesi durumunda tazminat alma hakkı var mıdır?
İşçi yukarıda bahsedilenlerden ayrıca maddi ya da manevi tazminat kazanmaz. Açılan hizmet tespiti davası neticesinde işçinin eksik primleri tamamlanarak zararı giderilir, işçi doğrudan ve kendi adına ayrıca bir ödeme almaz. İşverene kesilen idari para cezası işçiye ödenmez. Hizmet tespiti davası neticesinde tamamlanan primler sayesinde işçinin emeklilik maaşında artış gerçekleşir.
İşçinin sigorta primlerini eksik ödeyen işverenin durumu
Çalışanının sigorta primlerini eksik ya da hiç yatırmayan işveren hakkında idari para cezasına hükmedilir. Öncelikle eksik primler işverene tamamlatılır. Daha sonra sigorta primlerini eksik ya da hiç yatırmayan işveren hakkında SGK tarafından tamamlatılan bedele göre idari para cezasına hükmedilir. Bu cezanın hesaplanması ise eksik bildirilen her ay için asgari ücretin 2 katı kadar idari para cezası uygulanır.
Sigorta priminin eksik ödenmesi öne geçen fesih hakkı olarak kabul edilir mi?
İşçi ile işveren arasında yaşanan karşılıklı fesih durumu, işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ve fesih nedeninin haklılık derecesi üzerine önemli bir hukuki tartışmayı beraberinde getiriyor. İşveren, işçinin iş sözleşmesini haklı bir nedenle feshetme emarelerini bulduğunda, işçinin öne geçen fesih hakkını kullanıp kullanamayacağı önem kazanıyor. Bu öne geçen fesih hakkını kullanabilmesi için, işçinin işveren kaynaklı bir fesih nedenine dayanması gerekiyor. Örneğin, işçinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II e maddesi gereğince ödenmeyen ücretleri sebebiyle derhal fesih hakkına sahip olduğu durumlar mevcuttur.
İşveren, haklı fesih nedenlerini oluşturduktan sonra ve işveren feshi henüz gerçekleşmediği bir aşamada, işçi öne geçen fesih hakkını kullanabilir. Aynı şekilde, işçinin sigorta primleri eksik veya gerçek ücretten yatırılmıyorsa, bu da 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II f maddesi uyarınca öne geçen haklı fesih nedeni olarak kabul edilebilir. (Yargıtay 9. HD E: 2021/2902 K: 2021/7190 30.03.2021)
Bir yanıt yazın