Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Özel Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunun’da boşanma sebepleri genel ve özel sebepler olarak düzenlenmiştir. Genel boşanma sebebi eski kanunundaki ismiyle şiddetli geçimsizlik, şimdiki düzenlemede ise evlilik birliğininin temelinden sarsılmasıdır. Medeni kanunun 161 ila 165. maddeleri arasında boşanmanın özel sebepleri sınırlandırılmıştır.  Bunlar;

  1. Zina,
  2. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış,
  3. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme,
  4. Terk,
  5. Akıl Sağlığı

Zina

Madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur

Öncelikle madde 161’de düzenlenen Zinadan bahsedelim. Eskiden Zina Türk Ceza Kanunu madde 441’de düzenlenen bir suç olarak düzenlenmişti ancak Anayasa Mahkemesi kararıyla 1996 yılında bu hüküm iptal edildi bu tarihten sonra zina suç vasfını yitirmiş oldu. Ancak  TMK’da Özel boşanma sebebi olarak kalmaya devam etmiştir.

Zinayı Affeden Eş Dava Açabilir mi?

Zina hususunda en dikkat edilmesi gereken şey süredir. Maddenin lafzından da anlaşılacağı üzere öğrenmeden itibaren 6 ay ve her halde 5 yıl geçtikten sonra bu hükme dayanılarak boşanma davası açılamayacaktır. Bu süreler hak düşürücü süre olarak düzenlenmiş olduğundan sürelere uyulmadan açılmış olan bir dava reddedilecektir.

Diğer bir husus da affeden eşin Zinaya dayalı boşanma davası açamayacağıdır. Örnek vermek gerekirse, zinayı öğrenen kişinin, eşiyle sosyal medyada paylaşım yapması halinde, aldatan eşini affettiği sonucuna varabiliriz . Bu tür durumlarda da zinaya dayalı boşanma davası açılamayacaktır.

Ancak affetmiş eş ve yahut zinayı 5 yıl geçtikten sonra öğrenen eş boşanma davasını genel boşanma nedeni olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK 166) nedenli açıp bu vakaları belirtmesi oldukça önemlidir.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

Madde 162- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Şimdi ikinci boşanma nedeni olan hayata kast ile pek kötü veya onur kırıcı davranışı açıklamakta fayda var. Öncelikle hayata kast ve pek kötü davranış kavramları birbirinden farklıdır. Pek kötü davranış kavramında eşlerden birinin diğerine karşı acı ve ızdırap veren her türlü davranışı kapsar. Psikolojik ya da fiziksel sağlığı etkileyen, tehlikeye düşüren davranışlar olarak nitelendirilebilir. Örnek vermek gerekirse dayak, işkence farklı şekillerde cinsel ilişkiye zorlama vs. bunlardan birine ya da birkaçına maruz kalan eş bu maddeye dayanarak dava açma hakkına sahip olacaktır. Hayata kast ise eşlerden birinin diğerini öldürmeye teşebbüs etmesi gerekmektedir, burada öldürme kastının bulunması yeterli olacaktır. Planlı olması şartı aranmamaktadır.

Yine kanun maddesinden anlaşılacağı üzere bu özel boşanma sebepleri de süreye tabi tutulmuştur. Öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay herhalde 5 yıl içinde bu davranışlar sebebiyle boşanma davası açılması mümkündür.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme

Madde 163- Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

Eşlerden biri suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ise bu durum diğer eş için evlilik birliğinin sürdürülmesine olanaksız hale getirirse Madde 163’e dayalı olarak davanın her zaman açılabilmesi mümkündür. Diğer maddeler gibi hak düşürücü bir süre öngörülmemiş, her zaman açılması mümkün kılınmıştır.  Madde metnin de anlaşılcağı üzere TCK’nın yüz kızartıcı suçlardan işlenmiş olması ve bunun yargı kararıyla hüküm altına alınmış olamsı gerekmektedir. Yani burada suç işleme kastı yetmemekte bir mahkeme kararı gerekmektedir.

Ayrıca haysiyetsiz Hayat sürme kavramında ise eşlerden birinin namus, şeref, haysiyet gibi toplumsal ve ahlaki kavramları hiçe sayan bir yaşam biçimi benimsemiş olması gerekmektedir. Örneğin; bağımlılık, kumar düşkünlüğü bunlardan sayılabilir. Haysiyetsiz yaşam sürme özel Sebebine dayanarak boşanma davası açılabilmesi için diğer eş için evliliğin çekilmez hale gelmiş olması gerekir yani her iki eşte benzer davranışlar içinde ise bu gerekçeyle boşanma talep etme hakkı ortadan kalkacaktır

Terk

Madde 164- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Terke dayalı boşanma davası açılabilmesi için bazı teknik şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Öncelikle madde metnini okuduğumuzda da anlaşılacağı üzere terk sebepli boşanma davası açılabilmesi için eşin evlilik birliğinin kendisine yüklediği borç ve sorumluluklardan kaçmak amacıyla ve haklı bir sebebi olmaksızın evi terk etmesi gerekir, yani bir başka deyişle zorunlu sebeplerden ortak konutu terk eden eş için davanın açılabilmesi mümkün değildir. Ayrıca terk eyleminde ilgili fiili gerçekleştiren eş en az 6 ay dönmemiş olmalıdır, terk eden eşe dava hakkı olan eş 4 ayın sonunda, 2 ay içinde eve dönmesi için hakim ya da noter marifetiyle ihtar çekmeli, terk eden eşin bu ihtara rağmen dönmemesi gerekmektedir. Tüm bu şartlar gerçekleştiği takdirde Terk’e dayalı boşanma davası açılabilir.

Şiddete Uğrayan Eş Evi Terk Ederse Kusurlu Mudur?

Yargıtay hukuk genel kurulu eşi tarafından fiziksel şiddete uğradığı için evi terk etmek zorunda kalan eşin fiziksel şiddet uygulayan eşe karşı boşanma sebeplerinden terk’e dayanarak açtığı boşanma davasının kabul edilmesi gösterilebilir tekrar etmek gerekirse terk fiilinin üzerine en az 6 ay geçmiş olmalı ve bu durum halen devam etmekte olmalıdır. Müşterek konuttan 4 aydır ayrı yaşayan eşi müşterek konuta dönmesi için bir İhtar çekilmesi ve ihtara rağmen terk eden eşin iki ay içinde müşterek konuta geri dönmemesi gerekmektedir. Tüm Bu koşullar gerçekleştiğinde ancak terk sebebiyle boşanma davası açılabilecektir.

Akıl hastalığı

Kanunda düzenlenen son özel boşanma sebebi olarak akıl hastalığından bahsetmek gerekmektedir. Akıl hastalığına dayanarak boşanma davası açılabilmesi için hastalığın iyileşmesini imkansız olması ve ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmiş olması bu iki koşul aynı anda gerçekleşmediğinde bu boşanma Sebebine dayanarak dava açılamaz. Bu sebeple TMK 165 çok sık başvurulan bir dava sebebi olmaktan uzaklaşıyor bu boşanma sebebinin yanında genel boşanma sebeplerinin de varlığı belirterek talepleri bildirmekte yarar olduğunu düşünüyoruz.

Madde 165- Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir

Akıl hastalığı nedenine dayalı boşanma davasının açılabilmesi için, akıl hastalığına sahip kişinin resmi sağlık kurulu raporuyla iyileşmeyeceğini tespit edilmesi ve bu hastalığın evliliğin devam etmesine engel bir durum olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.

Genel Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması

 Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Uygulamada en sık kullanılan “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” eski kanunda “şiddetli geçimsizlik” olarak düzenlenen yukarıda yazmış olduğumuz genel boşanma sebebidir. Bu sebeple boşanmak isteyen kişinin evlilik birliği içerisindeki tüm vakaları detaylı bir biçimde anlatması gerekmektedir. Her türlü delil ve tanık dinlenilmesi bu davalarda oldukça önem arz etmektedir. Bu sebeple boşanabilmek için bazı önemli hususların varlığı şarttır; öncelikle evlilik birliği temelden sarsılmış olmalı, sonrasında ortak hayatın devamının eşlerden en az biri için imkansız hale gelmiş olmasıdır.

Özel nedenlerden farklı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenli boşanma davasının açılmasında kusursuz olma şartı bulunmamaktadır. Eski medeni kanunda bu konu tartışmalı olsa da yeni kanunda bu durum netleşmiş, artık evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan kişiye de dava hakkı tanınmıştır. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz hususlar evlilik içerisinde gerçekleştiyse boşanma gerçekleşmeli, kusur ölçütü tazminat vs gibi durumlarda değerlendirilmelidir.

TMK 166/3’de anlaşmalı boşanma hükmü yer almaktadır. Taraflar evlilikleri en az 1 yıl sürdüyse kendi aralarında boşanmanın sonuçlarına ilişkin bir protokol imzalayarak boşanabilirler.

Son fıkrada yer alan düzenleme ise daha öncesinden açılmış ancak boşanmayla sonuçlanmamış bir davanın varlığında ise, 3 yıl geçmiş ancak evlilik birliği yeniden sağlanamamış ise bu tür durumlarda eşlerden birinin talebi üzerine boşanma kararının verileceğine ilişkindir. 2. kez boşanma davası açmak olarak bilinen bu durum kesin boşanma kararıyla sonuçlanır.

Birden Çok Sebeple Boşanma Davası Açabilir Miyim?

Evet, mümkündür. Boşanma davası açarken hem özel bir boşanma sebebine dayalı olarak hem de evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle terditli dava açılabilir.

Özel boşanma sebeplerinden birine dayalı dava, kanunda belirtilen özel durumları içerir. Örneğin, zina, hayata kast, onur kırıcı davranışlar gibi spesifik durumlar özel boşanma sebepleri olabilir. Diğer yandan, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, genel boşanma sebeplerinden biridir. Bu durumda, tarafların arasındaki ilişkinin o denli bozulmuş olduğu ve artık devam etmesinin beklenmediği durumlar söz konusu olabilir. Bu geniş bir kapsamı olan bir sebep olup, evlilik birliğinin sürdürülemez hale geldiğini göstermek için çeşitli durumlar mahkemeye sunulabilir.

Bu sebeplerle dava açabilmek için belirli kanuni şartların sağlanması gerekir ve her bir durum, ayrı ayrı incelenir. Mahkeme, sunulan kanıtları ve durumu değerlendirerek adil bir karar verir.

 

Bir yanıt yazın