Evliliğin Mutlak Butlanı Davası

Evliliğin Mutlak Butlanı Davası

EVLENMENİN MUTLAK BUTLANI DAVALARI

Evlenmenin mutlak butlanı davaları, Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) evlenmenin kesin olarak yasak olduğu durumlar veya kesin olarak evlenmeleri yasaklanmış kişiler varsa açılan davalardır. Bu tür davaları, ilgili kişiler (ilgililer) ve cumhuriyet savcısı açabilmektedir.

Araştırılması Gereken Hususlar ve Deliller

Evlenmenin mutlak butlanı davalarında genel olarak kullanılabilecek deliller şunlardır:

  1. Tanık.
  2. Sağlık raporları.
  3. Aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlardan alınacak bilirkişi raporları.
  4. Nüfus kayıtları.

Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Hususlar:

Mutlak butlan davalarında dikkat edilmesi gereken başlıca usulü ve esasa ilişkin hususlar ise şunlardır:

  • Görevli Mahkeme: Bu davalarda aile mahkemeleri görevlidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde, söz konusu davalara asliye hukuk mahkemesi “Aile Mahkemesi” sıfatıyla bakmalıdır.
  • Yetkili Mahkeme: Yetki kuralları kamu düzeniyle ilgili değildir ve kesin yetki kuralı yoktur. Boşanma davalarındaki yetki kuralları bu davalar için de geçerlidir. Dava, eşlerden birinin dava açıldığı sıradaki yerleşim yerinde veya eşlerin son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.
  • Yetki Kararı Tebliği: Yetki itirazının reddine ilişkin karar, itirazda bulunana tebliğ edilerek (bildirilerek) durumdan haberdar edilmesi, yargılamaya katılımı ve delil sunabilmesi için fırsat verilmesi sağlanmalıdır.
  • Tanıklar: Delil listesinde yer alan tanıkların tamamı dinlenilmelidir.
  • Akıl Hastalığı İddiası: Akıl hastalığına dayalı bir evlenme engelinin varlığı iddiası varsa, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan sağlık kurul raporu ve tedavi evrakı istenmelidir.
  • Taraf Teşkili ve Ehliyet: Davada taraf teşkilinin doğru ve tam biçimde yapılması önemlidir. Yargılama sırasında taraflardan birinin akıl hastası olduğu ileri sürülürse, mutlaka akıl hastası olup olmadığı ve vasi tayini gerekip gerekmediği araştırılmalı, gerekirse sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmalıdır. Davayı açan kısıtlı ise, sulh hukuk mahkemesinden husumete izin kararı alınmalıdır.
  • Tebligat Süreci: Taraf teşkilinin sağlanması açısından tebligat süreci büyük önem arz eder. Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan tebligatlarda beyanda bulunan komşunun adı soyadı ve imzası alınmalı, imzadan imtina ediyorsa bu durum yazılmalıdır. İlanen tebligat yapılacaksa çok ayrıntılı adres araştırması yapılmalı, ilan metni mahkeme divanhanesinde bir ay askıda bulundurulmalıdır.
  • Husumet: Evliliğin butlanı davalarında nüfus müdürlüğü hasım değildir. Dava, evliliğin tarafı olan eşlere karşı açılır. Eşlerden biri ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Evlilik ölüm veya başka bir nedenle daha önce sona ermişse, cumhuriyet savcısı evliliğin butlanını dava edemez.

Uygulamada Sıkça Hataya Düşülen ve Bozma Nedeni Yapılan Konular

Yapılan görüşmeler, paydaş analizleri ve Yargıtay kararlarına göre, mutlak butlan davalarında uygulamada sıkça yapılan ve bozma nedeni sayılan konular şunlardır:

  1. Usulsüz Tebligat: Usulsüz tebligat yapılması, savunma hakkını kısıtlayan çok önemli bir usul hatası ve başlı başına bir bozma nedenidir.
  2. Yetki Kararının Tebliği Edilmemesi: Yetki itirazının reddine ilişkin kararın tebliğ edilmemesi (bildirilmemesi) başlı başına bozma nedenidir ve yargılamayı uzatan faktörlerdendir.
  3. Mahkeme Sıfatının Belirtilmemesi: Davaya aile mahkemesi olarak bakıldığının yazılmaması (Aile Mahkemesi sıfatının karara eklenmemesi) başlı başına bozma nedenidir. Bu hata nedeniyle karar bozulmakta, yeniden duruşma açılmakta ve yargılama uzamaktadır.

Bir yanıt yazın