Velayet Hakkı

Velayet Hakkı

Çocuğun Velayet Hakkı Kime Verilir?

Boşanma davalarında Velayet konusu hassas ve önemli bir konudur. Velayet hakkı belirlenirken en önemli husus çocuğun yaşı olacaktır. Uluslararası sözleşmeler ve diğer yasal düzenlemeler uyarınca velayet konusunda göz önünde bulundurulan en önemli kriter çocuğun yüksek yararı kavramıdır. Çocuğun yüksek yararı, onun fiziksel, duygusal, eğitimsel ve psikolojik ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak, güvenliğini ve refahını sağlamak demektir.

Çocuğun velayeti konusunda çoğu zaman taraflar arasında ciddi tartışmalar yaşanır. Maalesef bazen velayet, bir koz olarak kullanılabilir ve çocuğun gerçek ihtiyaçları göz ardı edilebilir. Ancak, velayet konusunda alınacak kararın önceliği her zaman çocuğun menfaati olmalıdır. Bu, tarafların çocuğun çıkarlarını göz önünde bulundurmalarını ve onun sağlıklı gelişimi için en uygun ortamı oluşturmalarını gerektirir.

Uluslararası metinlerde çocuğun yüksek yararı kavramı genellikle çocuğun fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarına, eğitimine, kültürel bağlamına ve sosyal çevresine göre en iyi çıkarlarının ne olduğunu belirlemeye yönelik açıklamalar içerir. Bu konuda duyarlılık göstermek ve çocuğun çıkarlarını gözetmek, velayetin belirlenmesinde adil ve doğru kararlar alınmasına yardımcı olur.

Küçük Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Velayet konusunda çocuğun yüksek yararı her dosya için ayrı ayrı değerlendirilmelidir, bu konuda uzman görüşlerinin alınması ve genel geçerliği olmayan özel durumları göz önünde bulundurmak önemlidir. Yargıtay içtihatlarına göre, 0-7 yaş arasındaki çocukların anne bakımına ihtiyaç duyduğu kabul edilir ve bu durumda, herhangi özel bir sebep olmaksızın velayetin anneye verilmesi esas alınır. Ancak, dosya kapsamında çocuğun yüksek yararı açısından anneye verilmesi gereken velayetin, bu durumda bile bazı istisnaları olabilir.

Örneğin, bebeğin dahi olsa, dosya içeriğinde velayetin annede olmasının çocuğun en yüksek yararına uygun olmadığı ispatlandığında, velayetin babaya verilmesi mümkündür. Bu, çocuğun ihtiyaçları ve refahı göz önünde bulundurularak özel durumun değerlendirilmesini gerektirir.

Aldatan Eş Velayeti Kaybeder Mi?

Boşanma sebeplerinin doğrudan velayet üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır. Örneğin, eşini aldatmış bir kişi, bu eylemi nedeniyle velayet hakkını kaybetmez. Bununla birlikte özel boşanma sebeplerinden olan Akıl Hastalığı ve Haysiyetsiz Hayat Sürme sebeplerine dayanılarak açılan boşanma davasında velayet hakkının diğer tarafta olması muhtemeldir.

7 Yaşından Büyük Çocuğun Velayeti Neye Göre Belirlenir?

Çocuğun yaşı kriterinde 0-7 yaş arasındaki çocuğun velayet hakkının anneye verilmesinin esas olduğundan bahsetmiştik. Eğer çocuk 7 yaşını geçmişse idrak çağı kavramı devreye girmektedir. Yargıtay içtihatlarına göre idrak çağındaki çocukların velayetinin kimde kalacağının çocuğa sorularak belirlenmesi gerekmektedir. Özellikle belirtmek gerekir ki 7 kesinlikle belirleyici bir yaş değildir. Çocuğun 11 yaşında da idrak çağında olmadığı durumlar yaşanmaktadır. Bu sebeple bu değerlendirmeyi Aile Mahkemesi uzman pedagog ve bu konuda yetkilendirilmiş sağlık mensupları ile yapmaktadır.

Velayet talebi hakkında karar verilmeden önce dosya mutlaka ADM (adli destek ve mağdur hizmetleri) birimine gönderilerek SİR (sosyal inceleme raporu) alınır. Buradaki Uzmanlar dosyanın taraflarıyla velayet hakkında görüşme sağladıktan sonra bağımsız bir uzman raporu hazırlayacaklardır. Uygulamada genellikle hakimler ilgili raporda bir çelişki ya da bariz bir hata bulunmadığı takdirde meslek uzmanının velayetin verilmesini uygun bulduğu tarafa velayeti vermektedir.

Boşanan Eş Çocuğu Ne Zaman Görebilir?

Velayet kendisinde olmayan taraf için kişisel ilişki kurulacak ve görüşme zamanları mahkemece belirlenecektir. Bu hususta da çocuğun yaş kriteri önemli rol oynayacaktır. Gündüzlü ve geceli kişisel ilişki süreleri somut olaya göre belirlenir.

Eski kanunda icra kanalıyla çocuk teslimi olarak bilinen, uygulaması oldukça zor bir düzenleme mevcuttu. Bu düzenleme yerini yeni bir düzenlemeye bıraktı; Çocuk teslim merkezleri. Kişisel ilişki kararı olan hak sahipleri bu merkezlere başvuracak ve çocuğu getirmekle yükümlü kişilerle müdürlük iletişime geçecek, kişisel ilişki kurulan taraf ve çocuk pedagog eşliğinde bu teslim merkezlerinde görüşecektir.

Eğer çocuğu teslim etmekle yükümlü eş bu yükümlülüğüne yerine getirmezse zorla getirme işlemleri Adalet Bakanlığı ile müdürlükler bünyesindeki psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrosunda yer alan görevliler tarafından yürütülecektir.

Ancak bu uygulama henüz çok yeni olduğu için ülkemizde efektif bir biçimde kullanılması biraz daha zaman alacaktır.

Anne Evlenirse Velayet Hakkı Babaya Geçer Mi?

Velayet konusu kamu düzenindendir ve değişen koşullar altında velayetin değiştirilmesi için her zaman dava açılabilir. Ancak, önemli bir nokta şudur: velayet hakkı, bir eşin diğer eşin yaşam tarzını dayatmak veya bir koz olarak kullanmak için değil, çocuğun yararını gözetmek için değerlendirilir. Mahkemeler, velayet konusunu dikkatle inceler ve somut duruma göre karar verirler.

Örneğin, bir eşin evlenmesi durumunda, bu durumun kendiliğinden velayetin diğer eşe geçeceği gibi bir durum söz konusu değildir.  Hukuk düzeni içerisinde böyle bir durumun otomatik olarak velayetin değişmesine yol açması mümkün değildir.

Bu, velayetin sadece çocuğun çıkarlarını korumak amacıyla değerlendirilmesi gerektiği anlamına gelir. Eşlerin yaşam tarzları veya kişisel tercihleri, velayet hakkıyla bağlantılı olmalıdır ancak tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli bir neden değildir. Mahkemeler, her durumu ayrı ayrı ele alır ve çocuğun güvenliği, sağlığı ve refahı açısından en uygun olan kararı verirler.

1 Comment

  • Eylem Kirazlı
    15 Şubat 2025

    Teşekkür ederim, velayet konusunda faydalı bir yazı olmuş

    Reply

Bir yanıt yazın